Bu kavramsallaştırmayı gerçekleştirmeye çalışırken neden Türk Kitapları ya da başka bir isim değil de Türk Metinleri kavramını tercih ettik? Çünkü, kimliğimizi şekillendiren eserler sadece günümüzde alışageldiğimiz kitap şeklinde yazılmamış; taşlara, kitabelere, ağaç kabuklarına, ceylan derilerine, kağıtlara yazılmış ya da sözlü gelenekte dilden dile aktarılmıştır. Orhun Yazıtları, Türk kimliği için ne kadar önemliyse Kutadgu Bilig’de, Mevlid’de, manilerde, türkülerde o kadar önemlidir. Buradan hareketle şunu söyleyebiliriz: Türk Metinleri kimliğimizi şekillendiren yazılı belgeyi ve sözlü gelenek hafızasını bünyesinde barındırmaktadır
SATIN AL20. Sayı
Dosya Konusu: Türk Metinleri - I
Çelebi dergisi olarak Abide Şahsiyetlerimiz serimizin bu sayısını, doğumunun 90. yıl dönümünde “Bahar İsyancıdır: Yeter Ki Kararmasın” başlığı altında Onat Kutlar’a ayırırken, onun çok yönlü entelektüel mirasını yeniden düşünmeyi bir sorumluluk olarak telakki ediyoruz. Bu başlık, yalnızca iki eserine yapılan bir gönderme değil; aynı zamanda Kutlar’ın dünyasını kuşatan temel hissiyatın bir ifadesidir: Karanlığa karşı direnen bir aydınlık arayışı. Kutlar’ın öykülerinde sezilen derinlik, şiirlerinde hissedilen zarif kırılganlık ve sinema alanındaki kurucu çabaları, bir bütün olarak değerlendirildiğinde; onun kültür hayatımızdaki yerinin tesadüfî olmadığını açıkça ortaya koyar. Bu çerçevede elinizdeki dosya, farklı disiplinlerden araştırmacıların katkılarıyla Kutlar’ı yeniden okumaya, anlamaya ve tartışmaya açmayı hedeflemektedir.
SATIN AL19. Sayı
Dosya Konusu - Bahar İsyancıdır, Yeter Ki Kararmasın: Onat Kutlar
Necdet Sevinç; Türk milliyetçiliğini günlük politik tartışmaların ötesinde, ahlâk, sorumluluk ve şahsiyet meselesi olarak ele almış; gazete yazıları, denemeleri ve polemik metinleriyle geniş bir okuyucu kitlesi üzerinde etkili olmuştur. Türk basın hayatında fikrî bedel ödemeyi göze alan duruşuyla temayüz eden Sevinç, düşüncesiyle olduğu kadar fikrinin arkasında durma cesaretiyle de örnek bir şahsiyet olmuştur. “Vefâtının 15. Yıl Dönümünde Necdet Sevinç Sempozyumu”, Necdet Sevinç’in aziz hatırasına bir vefâ borcunun ifası olarak tertip edilmektedir. Türk basın ve düşünce dünyasına mühim katkılar sunmuş bir mütefekkir ve gazeteci hakkında gerçekleştirilecek bu sempozyumda sunulacak bildirilerin, kalıcı bir başvuru kaynağı teşkil etmesi hedeflenmektedir. Program kapsamında sunulan bildirilerin seçilmiş bir kısmının, müstakil bir armağan kitapta yayımlanması planlanmaktadır. Necdet Sevinç’in hayatı boyunca benimsediği fikrî namus, ahlâk ve şahsiyet ilkeleri doğrultusunda hazırlanan bu sempozyum; maddî teşvik ve beklentileri ikinci plana alarak, ilim ve vefâ sorumluluğunu esas alan bir anlayışla düzenlenmektedir. Sempozyum çevrim içi olarak yapılacaktır.
DETAYLARVefâtının 15. Yıl Dönümünde
Necdet Sevinç Sempozyumu
Azmin ve Mücadelenin Nişânesi: Necdet Sevinç…
Çelebi Dergisi için üretimin, muhasebenin ve tahkimatın yılı olmuştur. Geriye dönüp bakıldığında görülen şudur: Türk milletini millet yapan değerlerin muhafazası için çalışır düsturunu şiar edinen dergi her türlü malayani ve hamasî tavrı reddederek entelektüel ve akademik bir üslubu kendisine şiar edinmektedir. Derin bir tarihi, geniş bir coğrafyayı ve köklü bir edebiyatı miras olarak kabul eden Çelebi, meseleleri konu edinip önce derinliğini öğrenip, okuyan, tartışan ve meseleye çözüm yolları arayan bir misyonu üstlenmektedir. Pergelin sivri ucunu başkent Ankara’ya koyup, hareketli ucuyla da Türk-İslâm gönül coğrafyasını kapsamaktadır. Dünyayı Türkçe okuyup, yorumlanın yanında Türk milletinin faydasına çalışmaktadır. Siyasî çekişme ve kavgalar yerine; ilim, tefekkür, sanat, edebiyat, araştırma, öğrenme ve düşünme gibi birçok hazine ile donanmayı gaye edinmektedir. Yalnızca hakikati merkeze alması ‘patırtılardan’ beri olduğunu göstermektedir. Bu mahfilde eğitim ve kültür esastır. Yığın olmaktan öte her türlü patırtıların üstünde biz cezbe hâli vardır. Baktığı yer Türkiye, bastığı yer başkent Ankara, dünyayı kavrayıp okudu dil ağzımızdaki ana sütümüz Türkçedir.
DETAYLAR2025 Yılında
Neler Yaptık?
2025 Yılının Muhasebesi
Her sayımızda, şiarımız gereğince, Türk milletini ilgilendiren temel konular üzerinde durmaya gayret ediyoruz. Bu sayımızda da gündelik hayatımızı da çok yakından ilgilendiren estetik kavramına eğilmeye karar verdik. Önemine binaen üzerinde pek durulmayan, henüz kavramlaşmamış olan Türk Estetiği; bugün cevabını aradığımız birçok sorumuzun çözümlerini içerisinde barındırıyor olabilir. Bu sebeple de Türk Estetiği dosya konulu sayımız Çelebi’nin kendimizi aramak yolunda yaptığı sayılarda en önemli duraklardan birisi oldu. Yüzyıllardır devam eden fakat kendimizi arayıp bir daha bulamadığımız, son birkaç yüzyıldır unuttuğumuz karakterimizi bu sayıda Türk Estetiği ile bulmaya gayret ettik. Çabamız tartışılabilir. Fakat bu gayede bir kilometre taşı olabilmek bizim için fazlasıyla yeterlidir.
SATIN AL18. Sayı
Dosya Konusu - Türk Estetiği
“Gaziantep’in Ebedî Sakinleri” başlığıyla icra edilen program, şehir tarihini, kültürünü ve
edebiyatını inşa eden şahsiyetleri hatırlatmak ve kamuoyu nezdinde görünür kılmak
amacıyla gerçekleştirilmiştir. İlhamını Mehmet Nuri Yardım tarafından Eyüpsultan’da
sürdürülen benzer faaliyetlerden alan program, Gaziantep’in kendi hafıza mekânları ve abide
şahsiyetleri çerçevesinde özgün bir içerik kazanmıştır.
“Gaziantep’in Ebedî Sakinleri” programı, kentlerin kültürel sürekliliğinin geçmişin abide
şahsiyetleriyle birlikte anlaşılabileceğini ortaya koymuştur. Bu bağlamda program, hem yerel
tarih araştırmalarına katkı sunmuş, hem de toplumsal bellek inşasında işlevsel bir
model oluşturmuştur.
Elde edilen bulgular ışığında, bu tür faaliyetlerin düzenli aralıklarla sürdürülmesi, farklı
şehirlerde benzer uygulamaların teşvik edilmesi ve ortaya çıkan materyallerin
neşredilerek kurumsal arşivlere kazandırılması önerilmektedir.
Gaziantep'in Ebedî Sakinleri
Sonuç Bildirgesi
Gaziantep'in Ebedî Sakinleri birinci yılını tamamlandı.
Çelebi Dergisi, kuruluşunun beşinci yılını Türk İslâm Eğitim, Kültür ve Yardımlaşma Vakfı’nda düzenlenen törenle kutladı. Programa kent protokolü, akademisyenler, yazarlar ve gönüldaşlar katıldı. Etkinlikte Doç. Dr. Tayfun Haykır ve Abdullah Kaan tarafından hazırlanan “Anadolu’da Bir Mahfil: Çelebi Dergisi (2020–2025)” adlı kitabın tanıtımı yapıldı ve derginin hikâyesini anlatan kısa film gösterildi. Derginin İmtiyaz Sahibi Ali Gezginci, Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Şahin ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Oğuzhan Saygılı, Çelebi’nin medeniyet değerlerini yaşatma gayesini vurgulayan konuşmalar yaptı. Program, emeği geçenlere teşekkür belgelerinin takdimi ve kitabın imza günüyle sona erdi.
DETAYLAR
Çelebi Dergisi,
5. Yılını Gururla Kutladı
Türk düşünce ve kültür hayatına beş yıllık bir katkı…
Beş yıllık yayın serüveniyle Çelebi dergisi, Türk kültürü, tarihi, edebiyatı ve düşünce dünyasına yalnızca içerik sunmakla kalmamış; aynı zamanda millî hafızayı diri tutan, kültür hayatına yön veren bir mahfile dönüşmüştür. “Anadolu’da Bir Mahfil: Çelebi Dergisi (2020-2025)” adlı bu eser, Çelebi’nin kuruluşundaki amatör heyecan ile zamanla kazandığı istikrarı, dosya konuları ve şahsiyet merkezli sayılarıyla ulaştığı entelektüel seviyeyi bütüncül bir bakışla ortaya koymaktadır. Necdet Sevinç’ten Dündar Taşer’e, Mitat Enç’ten Ülkü Tamer’e kadar Gaziantepli mümtaz şahsiyetlere ayrılan özel dosyalar; bayrak, müzik, destan, şehircilik ve Millî Mücadele gibi Türk kimliğinin temel unsurlarına dair hazırlanan sayılar, derginin bir süreli yayının ötesine geçerek kültür ocağına dönüşmesinin somut örnekleridir. Çelebi’nin beş yılına panoramik bir bakış sunan bu çalışma, derginin sayfalarında yer alan yazılardan derlenmiş bilgilerle hazırlanmış; makalelerden şiirlere, söyleşilerden anılara uzanan geniş içerik yelpazesiyle bir külliyat tasnifi niteliği kazanmıştır. Elinizdeki kitap, Çelebi’nin beş yıllık serencamını kayda geçirirken aynı zamanda Anadolu’da yeni bir kültür-edebiyat mahfilinin nasıl doğduğuna da şahitlik etmektedir.
SATIN ALAnadolu'da Bir Mahfil:
Çelebi Dergisi (2020-2025)
"Türk milletini millet yapan değerlerin muhafazası için çalışır!"
Çelebi dergisinin 17 sayısında yayımladığımız 17 söyleşiyi "Türk Kültür ve Medeniyet Tarihimizden Notlar – Çelebice Söyleşiler" başlığı altında tek kitapta buluşturduk. Türklük Külliyatı oluşturmak niyetiyle çıktığımız Çelebi dergisi yolculuğunda kültür ve medeniyetimize dair sanattan edebiyata, mûsikiden tarihe, Türk bayrağından Türkçeye, masallardan öykücülüğe kadar Türklüğü ilgilendiren birçok konuda alanında otorite isimlerle yapılan söyleşileri bu kitabımızda bulmak mümkündür. Türk milletini millet yapan değerlerin izinde gerçekleştirilen bu söyleşilerle nihai gayemiz Türk kültür ve medeniyetinin izlerini kayıt altına almak, hatırlatmak ve gelecek kuşaklara taşımaktır. Kitapta söyleşisine yer verilen; Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Sağ'a, Yasemin Yahnici'ye (Taşer), Muhittin Çolak'a, Sinan Enç'e, Prof. Dr. Nazım H. Polat'a, İrfan Gürdal'a, Prof. Dr. Nevzat Çevik'e, Prof. Dr. Turgay Anar'a, Prof. Dr. Saim Sakaoğlu'na, Doç. Dr. Tayfun Haykır'a, Uğurol Barlas'a, Prof. Dr. Ümit Meriç'e, Necip Tosun'a, Prof. Dr. Kürşat Yıldırım'a, Fahrettin Taşkesenlioğlu'na, Doç. Dr. Azem Sevindik'e bizlere kırmayarak sorularımıza içtenlikle cevap verdikleri için müteşekkiriz.
SATIN ALÇelebice Söyleşiler
Türk Kültür ve Medeniyet Tarihimizden Notlar
Türk kültür ve edebiyat tarihinin köklü ifade biçimleri arasında mizah ve hiciv, hem estetik hem de düşünsel boyutlarıyla öne çıkan iki güçlü gelenektir. Mizah, incelikli bir zekâ ile toplumsal olguları işaret eden, kimi zaman gülümsetirken derin bir sorgulamaya davet eden bir söylem biçimidir. Hiciv ise, keskin üslubu ve eleştirel tavrıyla, bireysel ya da toplumsal davranış biçimlerini, siyasal ve kültürel yapıları, estetik formlar içinde tenkit eden bir ifade alanı oluşturmuştur. Her iki gelenek de yüzyıllar boyunca hem halkın sesini yansıtmış hem de entelektüel üretimin önemli taşıyıcıları arasında yer almıştır. Bu özel sayı, Türk mizahı ve hicvini tarihsel süreklilik içinde, disiplinlerarası bir perspektifle ele almayı amaçlamaktadır. Hiciv; Divân edebiyatındaki nükteli beyitlerden halk şiirinin taşlamalarına, modern edebiyatın eleştirel metinlerinden görsel sanatlarda ve medyada yer alan çağdaş örneklere kadar geniş bir yelpazede incelenebilir. Bu bağlamda hiciv, yalnızca bir estetik tür değil; toplumsal bilinç üretiminin ve kültürel eleştiri geleneğinin sürekliliğini sağlayan bir ifade biçimidir.
SATIN AL17. Sayı
Dosya Konusu - Türk Mizahı ve Hicvi
Hasan Celâl Güzel, tam manasıyla bir dava adamıdır. Dava adamlığı sözde kolay, yaşantıda zor bir pratiğe sahiptir. Tarihimizde kendilerinden geçerek tüm benliklerini davalarına adamış büyük isimler bulunmaktadır. Bu isimler kendilerini toplum için feda etmişlerse de çoğu zaman aynı şekilde karşılık görmemişlerdir. Yine de toplumun ilerlemesi, büyük merhaleleri atlatması bu dava adamları sayesinde olmuştur. Hasan Celâl Güzel’in hayatına baktığımızda da bu tarife uygun bir dava adamı ile karşılaşırız. Büyük imkânlara sahip günümüz üniversitelerinin ortaya koyamadığı eserleri Hasan Bey, günde 25 saat çalışarak büyük bir azimle gerçekleştirmiştir. Hem de bir tatil beldesinde emekliliğinin keyfini çıkarabilecek bir yaşta! İlerleyen yaşına, yaşının getirdiği hastalıklara rağmen eser üretme heyecanından bir şey kaybetmeyerek, günümüzde hâlâ yayın faaliyetine devam eden ve yüz binlerce sayfalık külliyata ulaşan Yeni Türkiye dergisi tek başına anılsa yeterlidir. Aynı adı taşıyan Yeni Türkiye Stratejik Araştırma Merkezi’nin bünyesinde gerçekleştirilen Türkler projesi ile konferanslar, paneller ve seminerler Hasan Bey’in ufkunu gösterecek somut delillerdir.
SATIN AL16. Sayı
Dosya Konusu - Kültür Pınarı: Hasan Celâl Güzel
Türk milletini millet yapan değerlerin muhafazası için çalışan; her türlü malayani ve hamasî tavrı reddederek entelektüel ve akademik bir üslubu kendisine şiar edinen Çelebi Dergisi, sizleri bu gönül mahfiline davet ediyor.
Derin bir tarihin, geniş bir coğrafyanın ve köklü bir edebiyatın mirasçısı olarak Çelebi; meseleleri derinliğiyle kavrayan, okuyan, tartışan ve çözüm arayan bir fikrî mektep olma gayretindedir. Pergelin sabit ucunu başkent Ankara’ya koyup, hareketli ucuyla Türk-İslâm gönül coğrafyasını kuşatan Çelebi, siyasî çekişmelerin değil; ilim, tefekkür, sanat, edebiyat ve kültürün izindedir. Hakikati merkeze alan bu mahfil, “patırtılardan” beri olup eğitim, düşünce ve estetikle var olmayı şiar edinmiştir.
| Sunuş | 5 | |
|---|---|---|
Prof. Dr. Ahmet Taşağıl | Avrasya Bozkırlarında Türkçe Metinlerin Türk Tarihine Katkıları | 9 |
Söyleşi: Çelebi Dergisi | Kurucu Metinler Üzerine Prof. Dr. Bilal Kemikli İle Söyleşi | 15 |
Muhammed Alp Turan Gezer | Türk Mitolojisi'nde Yaratılış ve Kozmos Tasavvuru | 39 |
Emine Bağcı | Sözlü Hafızadan Yazılı Geleneğe: Oğuz Kağan Destanı'nın Teşekkülü ve Türk Edebiyatı ile Kültür Tarihindeki Yeri | 55 |
Murat Kağan Atalay | Taşların Ebedî Tanıklığı: Köktürk Kağanlığı ve Orhun Yazıtları Üzerine Bir İnceleme | 69 |
| Eda Yılmaz | Dede Korkut Oğuznâmeleri: Dil, Üslup, Yapı ve Kültürel Değerler Açısından Bir İnceleme | 79 |
| Seda Ulusoylu | Türk Dünyasının Kültürel Mirası Manas Destanı: Sözlü Anlatı Geleneği, Rivayetleri ve UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Süreci | 91 |
| Söyleşi: Çelebi Dergisi | Ahmet Yesevi ve Divan-ı Hikmet Üzerine Hayati Bice ile Söyleşi | 103 |
| Söyleşi: Çelebi Dergisi | Ali Şir Nevâyî ve Mahbûbu'lKulûb Üzerine Prof. Dr. Vahit Türk ile Söyleşi | 137 |
Gamze Koca | Codex Cumanicus'un Türk Dili ve Kültürü Açısından Değerlendirilmesi | 149 |
Prof. Dr. Ali Yılmaz | Hacı Bektaş-ı Veli ve Makâlât'ı | 161 |
Prof. Dr. Mevlüt Uyanık | Kurucu Akıl ve Mutlak İktidarın Ontolojisi: Tüzükât-ı Timur'un Eleştirel Analizi | 181 |
Başak Derin | Fuzuli'nin Türkçe Divanı'nın Türk Edebiyatındaki Önemi | 199 |
Türkan Alpay | Cenap Şehabettin'in Elhân-ı Şitâ Şiiri Üzerine Bir Değerlendirme | 209 |
20. Sayı İçin
Yazı Çağrısı